2010-2011 Iğdır Üniversitesi Taban Puanları
2010-ÖSYS Yükseköğretim Programlarının Merkezi Yerleştirmedeki En Küçük ve En Büyük Puanları (PDF Biçimindeki Dokümanlar)
TABLO-3A TABLO-3B
TABLO-4
Tags:
Taban Puanlar
7. Sınıf Matematik 1. Dönem 1. Yazılı Sınav Soruları
7. Sınıf Matematik 1. Dönem 1. Yazılı Sınav Sorularını aşağıdaki linkten indirebilirsiniz.
7.sınıf matematik 1.dönem 1.yazılısı için tıklayınız
7.sınıf matematik 1.dönem 1.yazılısı için tıklayınız
Tags:
Sorular
2010 KPDS Sonbahar Dönemi Başvuru Kılavuzu
2010-KPDS Sonbahar Dönemi
Başvuru Kılavuzu (04.10.2010)
Aday Bilgi Formu
Başvuru İşleminde Adayların İzleyeceği Yol
Başvuru Merkezleri
Başvuru Kılavuzu (04.10.2010)
Aday Bilgi Formu
Başvuru İşleminde Adayların İzleyeceği Yol
Başvuru Merkezleri
Tags:
Dökümanlar
2010-2011 İnönü Üniversitesi Taban Puanları
2010-ÖSYS Yükseköğretim Programlarının Merkezi Yerleştirmedeki En Küçük ve En Büyük Puanları (PDF Biçimindeki Dokümanlar)
TABLO-3A TABLO-3B
TABLO-4
Tags:
Taban Puanlar
2010-2011 Hitit Üniversitesi Taban Puanları
2010-ÖSYS Yükseköğretim Programlarının Merkezi Yerleştirmedeki En Küçük ve En Büyük Puanları (PDF Biçimindeki Dokümanlar)
TABLO-3A TABLO-3B
TABLO-4
Tags:
Taban Puanlar
2010-2011 Harran Üniversitesi Taban Puanları
2010-ÖSYS Yükseköğretim Programlarının Merkezi Yerleştirmedeki En Küçük ve En Büyük Puanları (PDF Biçimindeki Dokümanlar)
TABLO-3A TABLO-3B
TABLO-4
Tags:
Taban Puanlar
2010-2011 Hacettepe Üniversitesi Taban Puanları
2010-ÖSYS Yükseköğretim Programlarının Merkezi Yerleştirmedeki En Küçük ve En Büyük Puanları (PDF Biçimindeki Dokümanlar)
TABLO-3A TABLO-3B
TABLO-4
Tags:
Taban Puanlar
2010 ÖSYS Ek Yerleştirme Tercih Kılavuzu
2010-ÖSYS Yükseköğretim Programlarının Merkezi Yerleştirmedeki En Küçük ve En Büyük Puanları (PDF Biçimindeki Dokümanlar)
TABLO-3A TABLO-3B
TABLO-4
Tags:
Taban Puanlar
2010-2011 Gaziantep Üniversitesi Taban Puanları
2010-ÖSYS Yükseköğretim Programlarının Merkezi Yerleştirmedeki En Küçük ve En Büyük Puanları (PDF Biçimindeki Dokümanlar)
TABLO-3A TABLO-3B
TABLO-4
Tags:
Taban Puanlar
2010-2011 Gazi Üniversitesi Taban Puanları
2010-ÖSYS Yükseköğretim Programlarının Merkezi Yerleştirmedeki En Küçük ve En Büyük Puanları (PDF Biçimindeki Dokümanlar)
TABLO-3A TABLO-3B
TABLO-4
Tags:
Taban Puanlar
2010-2011 Galatasaray Üniversitesi Taban Puanları
2010-ÖSYS Yükseköğretim Programlarının Merkezi Yerleştirmedeki En Küçük ve En Büyük Puanları (PDF Biçimindeki Dokümanlar)
TABLO-3A TABLO-3B
TABLO-4
Tags:
Taban Puanlar
2010-2011 Fırat Üniversitesi Taban Puanları
2010-ÖSYS Yükseköğretim Programlarının Merkezi Yerleştirmedeki En Küçük ve En Büyük Puanları (PDF Biçimindeki Dokümanlar)
TABLO-3A TABLO-3B
TABLO-4
Tags:
Taban Puanlar
2010-2011 Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Taban Puanları
2010-ÖSYS Yükseköğretim Programlarının Merkezi Yerleştirmedeki En Küçük ve En Büyük Puanları (PDF Biçimindeki Dokümanlar)
TABLO-3A TABLO-3B
TABLO-4
Tags:
Taban Puanlar
Başörtülü öğrenci dersten atılamayacak
YÖK, İstanbul Üniversitesi'ne gönderdiği yazı ile disiplin yönetmeliğine uymayan öğrencilerin dersten çıkarılmasını yasakladı. Yönetmeliğe göre sadece tutanak tutulacak. Talimata uymayan öğretim üyelerine soruşturma açılacak.
AK Parti ve CHP, türbanın üniversitelerde serbest bırakılmasına anayasal çözüm ararken Yüksek Öğretim Kurumu (YÖK) erken davrandı. YÖK'ün gönderdiği yazıyla birlikte, öğrenciler anayasa engeli olsa bile artık derslere başörtülü olarak girebilecek.
Siyasi partileri karşı karşıya getiren sorun tıpkı Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç'ın önerdiği gibi "uygulamada" çözüldü.
Herşey İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'nde bir öğrencinin türbanı nedeniyle dersten çıkarılması ile başladı.
Konu Yüksek Öğretim Kurumu’na intikal etti. YÖK'ten gelen yanıt ise türbanın önünü fiilen açmış oldu.
YÖK, öğrencinin "disiplin yönetmeliğine aykırı" durumu nedeniyle sınıftan çıkarılamayacağını; çıkaran öğretim görevlisi hakkında soruşturma açılacağını duyurdu.
YÖK'ün bu yanıtı İstanbul Üniversitesi Rektörlüğü'nce tüm öğretim görevlilerine dağıtıldı.
Bundan böyle bir öğrenci derse türbanla girse bile derse alınmaması ya da sınıftan çıkarılması sözkonusu olmayacak.
Öğretim görevlisi de tutanak tutup bunu dekana vermekle yetinecek. Bu talimata uymayan öğretim üyeleri hakkında ise soruşturma açılacak.
NTV
Tags:
Eğitim Haber
4. Sınıf Sosyal Bilgiler Konu Özeti
4. Sınıf Sosyal Bilgiler Dersi Konu Özetlerini aşağıdaki linkten indirebilirsiniz.
4.sınıf sosyal bilgiler konu özeti için tıklayınız
4.sınıf sosyal bilgiler konu özeti için tıklayınız
Tags:
Ders Notları
ÖSYS Ek Yerleştirme Tercihleri Nasıl Yapılacak
Ek yerleştirme tercihini aday dilerse kendisi internetten bireysel olarak şifresini girerek yapacak. Dilerse başvuru merkezlerinden birine giderek 3 TL’lik hizmet ücreti karşılığında yaptırabilecek. Sizler ek yerleştirme kılavuzu aracılığıyla tercih listenizi oluşturacaksınız. 6-11 Ekim 2010 tarihleri arasında ÖSYM’nin internet sitesinden bireysel şifrenizi girerek yapacaksınız. İnternet kullanımı konusunda deneyimli olmayan kişilerin bir rehber eşliğinde ya da başvuru merkezlerinden birine giderek yapmalarını tavsiye ediyoruz.
Tags:
Eğitim Haber
YÖK: Öğrenciler yaka paça dersten atılamayacak
Üniversitelerdeki başörtüsü sorununun çözümüne yönelik arayışların konuşulduğu şu günlerde Yükseköğretim Kurulu'ndan (YÖK) önemli bir adım geldi.
Derse şapka ile girdiği için sınıftan atılan Cerrahpaşa Tıp Fakültesi öğrencisi Zeynep Nur İncekara'nın şikayet dilekçesini değerlendiren YÖK, İstanbul Üniversitesi'ni bir yazı ile uyardı. Söz konusu yazıda disiplin suçu işlediği gerekçesiyle öğrencilerin dersten atılamayacağı ve yok sayılamayacağı belirtildi. Konunun basında yer alması üzerine YÖK Başkanı Prof. Dr. Yusuf Ziya Özcan'dan da açıklama geldi. Özcan, "Bu karar emsal teşkil edecek. Tüm üniversitelerde uygulanacak. Hiç kimsenin yaka paça dışarı atılmasını kabul edemeyiz." dedi.
Klinik Mikrobiyoloji dersi öğretim üyesi Prof. Dr. Bekir Kocazeybek, geçen yıl şapkayla derse girdiği için Cerrahpaşa Tıp Fakültesi öğrencisi Zeynep Nur İncekara'yı dersten atmıştı. Edinilen bilgilere göre İncekara, rencide edildiğini ve eğitim hakkının engellendiğini belirterek hocayı dekanlığa şikayet etmişti. Ancak dekanlık, uygulamanın Kılık Kıyafet Yönetmeliği gereği olduğunu ifade ederek şikayeti geri çevirdi. Öğrenci, daha sonra Başbakanlık İnsan Hakları Başkanlığı'na başvurdu. Başkanlık YÖK'ten resmî bir yazı ile görüş istedi. YÖK, 8 Mart 2010 tarihli yazıda İstanbul Üniversitesi'nden gelen cevabı gönderdi. Yazıda adı geçen öğrencinin, Prof. Dr. Bekir Kocazeybek tarafından şapkalı olduğu gerekçesiyle 18 ve 24 Kasım 2009 tarihlerinde dersten çıkarıldığı' aktarılıyordu. Aynı yazıda, Kocazeybek'in Mikrobiyoloji ve Klinik Mikrobiyoloji Akademik Kurulu, rektör yardımcısı ile sözlü görüşmesi ve Fakülte Akademik Kurulu'nda 'öğrencilerin derse girmişse çıkartılamayacağı, öğretim üyesinin derse devam edeceği, gerekirse tutanak tutup dekanlığa durumu bildireceği' bilgisini edindiği aktarıldı. Bu gelişmelerin ardından öğrencilerin derslerine devam ettiği belirtildi. YÖK'e intikal eden bu olay Mart 2010'da basına da yansımıştı. YÖK, İstanbul Üniversitesi'nde bazı öğrencilerin derslere girdikleri halde yok yazıldıkları veya dışarı çıkarıldıkları şikayeti üzerine yeniden harekete geçti. Öğrencilere hocanın kendisinin 'derse almayarak veya çıkararak' ceza vermesinin doğru olmadığını ve hukuki prosedürlerin işletilmesi gerektiğini kaydeden YÖK, disiplin yönetmeliğine uymayan öğrencilerle ilgili tutanak tutulması gerektiğini bildirdi. Mevcut mevzuatı hatırlatan YÖK, tutanak sonrasında disiplin yönetmeliğine göre öğrenciler hakkında işlem yapılabileceğini belirtti. YÖK'ün bu yazısıyla üniversite hocası, başörtüsü dahil disiplin suçu işleyen öğrencileri dersten atamayacak veya geldiği halde yok yazamayacak.
YÖK Başkanı Yusuf Ziya Özcan, Karadeniz Teknik Üniversitesi'nin yeni eğitim-öğretim yılı açılış töreninin ardından gazetecilerin konuyla ilgili sorularını cevapladı. Özcan, "Sorun doğrudan başörtüsü değil, zira öğrenci şapkalı. Hiçbir öğrencinin nedeni ne olursa olsun sınıftan çıkarılmasına karşıyız. Bunun prosedürü var. Tutanak tutarsınız, öğrenci de siz de imzalarsınız. Dışarıya çıkartmazsınız. Tutanağı işleme sokarsınız. Öğrenci bir daha yaparsa bir daha tutanak tutarsınız, ondan sonra cazai işlem yapılabilir." dedi. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ise Esenboğa Havalimanı'nda konuyla ilgili bir soru üzerine şu açıklamalarda bulundu: "YÖK bir bağımsız kuruldur. Kararını kendisi vermiş, benim herhangi bir açıklama yapmama gerek yok.'' ANKARA ZAMAN
YÖK'ün kararı, hukukî bir gerçeğin tekrarlanması
Zeynep Nur İncekara'nın avukatı Fatma Benli, YÖK'ün kararını hukuki bir gerçeğin tekrarlanmasından ibaret olduğunu söyledi. YÖK'ün kararının emsal teşkil ettiğini anlatan Benli, öğretim görevlilerinin yetkilerinin yönetmeliklerinde tek tek sayıldığını ve öğrencilerini kıyafet biçimi nedeniyle dersten yoksun bırakma yetkilerinin olmadığını vurguladı. Fatma Benli, şu ifadeleri kullandı: "Zeynep saçlarını göstermesini isteyen öğretim görevlisi tarafından dersten atılmıştı. Başka pek çok öğrenci gibi Başbakanlık İnsan Hakları Kurulu Başkanlığı'na ve Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı'na dilekçe ile müracaat etti ve eğitim hakkının ihlalinin sona erdirilmesini talep etti. YÖK, Başbakanlık İnsan Hakları Kurulu Başkanlığı'na ve İstanbul Üniversitesi Rektörlüğü'ne öğretim görevlilerinin öğrenciyi dersten çıkartma yetkisi olmadığını beyan etti. YÖK'ün kararı hukuki bir gerçeğin tekrarlanmasından ibaret. Zeynep, şimdi öğretim görevlisi olmanın kişilere kıyafetini beğenmediği öğrencileri dersten atma yetkisi vermediği gerçeği tespit edildiği için mutlu. Elbette Türkiye'de tam bir mutluluğun sağlanması ancak tüm üniversitelerdeki yasağın kalkması ile mümkün olacak." ifadelerini kullandı. Benli, derse alınmayan ya da kampüse giremeyen öğrencilerin Başbakanlık İnsan Hakları Kurulu Başkanlığı'na, Yükseköğretim Kurumu Başkanlığı'na dilekçe ile başvurmaları gerektiğini aktardı.
ZAMAN
Tags:
Eğitim Haber
Sınavlarda kalem, silgi ve saat ÖSYM'den!
ÖSYM, bugüne kadar yapılan sınavlarda alınan güvenlik tedbirlerine ek olarak bazı yeni tedbirler aldı. Buna göre metal içerikli herhangi bir eşya içeri alınmayacak, kalem silgi gibi ihtiyaçlar ÖSYM tarafından verilecek. Her sınıfa da saat asılacak.
Buna göre, adayların ve sınav görevlilerinin üstleri emniyet güçleri tarafından elle ve detektörle aranacak. Cep telefonu, saat, kablosuz iletişim sağlayan bluetooth ve benzeri cihazlar ile küpe, broş, metal para gibi metal içerikli eşyalar ve her türlü elektronik/mekanik cihaz bina içine alınmayacak.
Edinilen bilgiye göre, ÖSYM yaptığı sınavlarda, bugüne kadar yapıla gelen uygulamalara ilave olarak, güvenliği daha da artırmak amacıyla bazı tedbirlerin uygulanacağı bildirildi.
Alınan yeni tedbirlere göre, sınavların yapıldığı binalara girişte adayların ve sınav görevlilerinin üstleri emniyet güçleri tarafından elle ve detektörle aranacak; cep telefonu, saat, kablosuz iletişim sağlayan bluetooth ve benzeri cihazlar ile küpe, broş, metal para gibi metal içerikli eşyalar ve her türlü elektronik/mekanik cihaz bina içine alınmayacak.
Adaylar sınavın yapılacağı binaya, sadece sınava giriş ve kimlik belgesi, özel kimlik belgesi ve son altı ay içinde çekilmiş bir adet fotoğraf ile alınacak.
Sınav için gerekli olan iki adet kurşun kalem, silgi, kalemtıraş, peçete, su ve şekerleme ÖSYM tarafından her bir aday için soru kitapçığı ile birlikte temin edilecek.
Sınavın yapıldığı her bir salona 20 cm çapında bir adet duvar saati ÖSYM tarafından temin edilecek.
Sınava giren adaylardan fotoğraflı ve onaylı özel kimlik belgesi olarak sadece Nüfus Cüzdanı ve Pasaport kabul edilecek başka hiçbir kimlik belgesi kabul edilmeyecek. Fotoğraflı ve onaylı özel kimlik belgesi yanında olmayan aday kesinlikle sınav binalarına alınmayacak.
-SADECE ''BİNA SINAV SORUMLUSU''NDA CEP TELEFONU OLACAK-
Sınavdan önce tüm sınav yapılacak binalar güvenlik güçleri ve bina sınav görevlileri tarafından detaylı biçimde aranacak ve bina içinde bulunan her türlü cep telefonu ve kablosuz iletişim aracı sınav güvenliğini tehlikeye düşürmeyecek şekilde etkisiz hale getirilecek.
Sınav süresince, sınav binasında Bina Sınav Sorumlusu dışında hiç kimsede cep telefonu ve iletişim aracı bulunmayacak.
Sınav başladıktan sonra, sınavın toplam süresinin 3/4'ü kadar zaman geçmeden (toplam süresi 120 dakika olan sınavda 90 dakika geçmeden) ve son 15 dakika içerisinde adaylar sınav salonundan dışarıya çıkarılmayacak.
Sınav başladıktan sonra adaylar tuvalet ihtiyacı için sınav salonundan dışarıya çıkarılmayacak. Sınav salonundan dışarıya çıkan aday sınav salonuna kesinlikle geri alınmayacak.
Sağlık nedeniyle sınav süresince tuvalet ihtiyacı olanlar bu durumlarını geçerli sağlık kurulu raporu ile ÖSYM'ye bildirecekler ve kendilerinin özel bir sınav binasında sınava alınmalarını talep edebilecekler.
Bina girişinde yığılmaya yol açılmaması için adayların çanta ve benzeri eşyalarını sınava girecekleri binalara getirmemeleri, sınava metal aksesuar içermeyen sade bir kıyafetle gelmeleri, sınavdan en az bir saat önce sınav yapılacak bina önünde bulunmaları, sınav salonlarına zamanında alınabilmeleri açısından son derece önemli olduğu uyarısında da bulunuldu.
Haber7
Tags:
Eğitim Haber
LYS Ek Yerleştirme İşlemleri Hakkında Merak Edilenler
Üniveristeye yerleşemeyenlere 2. bir şans daha verildi. 2010 ÖSYS Ek Yerleştirme başvuruları başladı. Aday ve yakınlarının merak ettiği ek bazı konularda hazırlanan soru ve cevaplar şu şekilde:
1- YGS/LYS-2010 Ek Yerleştirme İşlemleri Hangi Tarihlerde Yapılacak?
Ek Yerleştirmeler 6 - 11 Ekim 2010 tarihleri arasında yapılacaktır.
2- YGS/LYS-2010 Ek Yerleştirme İşlemleri Nasıl ve Nereden Yapılacak?
2010-ÖSYS merkezi ilk yerleştirmede tercih işlemi yapılabilen tüm Ortaöğretim Kurumu (Okulu) Müdürlükleri ve ÖSYM Sınav Merkezi Yöneticilikleri ÖSYS'de Başvuru Merkezi olarak görev yapacaklardır. İsteyen adaylar www.osym.gov.tr web adresinden bireysel başvuru yapabilecektir.
3- YGS/LYS-2010 Ek Yerleştirme Kontenjanlar Kılavuzu Ne Zaman ve Nerede Yayımlanacak?
4 - 11 Ekim tarihleri arasında www.osym.gov.tr web adresinde yayımlanacaktır.
4- YGS/LYS-2010 Ek Yerleştirme Kontenjanlar Kılavuzu Nereden Alınacak?
Kılavuzun dağıtımı ve satışı yapılmayacaktır. Adaylar www.osym.gov.tr web adresinden kılavuza ulaşabilecektir.
5- YGS/LYS-2010 Ek Yerleştirmeye Kimler Başvurabilecek?
YGS/LYS-2010 Ek Yerleştirmeye YGS/LYS-2010 ilk yerleştirmede (AÖF Kontenjansız programlar hariç) hiçbir bölüme yerleşmemiş olan adaylar başvurabilecektir.
6- YGS/LYS-2010 Ek Yerleştirmede En Fazla Kaç Tercih Yapılabilecek?
YGS/LYS-2010 Ek Yerleştirmede en fazla 12 tercih yapılabilecektir.
7- YGS/LYS-2010 Ek Yerleştirmede Tablolardaki Taban Puan Açıklamaları Nasıl Okunacak?
YGS/LYS-2010 Ek Yerleştirme kılavuzunda yerleştirmeden dolayı ve/veya kayıt yaptırılmadığı için boş kalan kontenjanlar ve yeni açılmış olan bölümler yer alacaktır. İlk yerleştirmede tam dolmayan bölümlerin minimum puan bölümü boş olacaktır. Yeni açılmış bölümlerin minimum puan bölümünde "---" işareti yer alacaktır.
8- YGS/LYS-2010 Ek Yerleştirme Tercihleri Neye Göre Yapılacak?
YGS/LYS-2010 Ek Yerleştirme kılavuzunda yerleştirmeden dolayı ve/veya kayıt yaptırılmadığı için boş kalan kontenjanlar ve yeni açılmış olan bölümleri, YGS/LYS-2010 ilk yerleştirmede (AÖF Kontenjansız programlar hariç) hiçbir bölüme yerleşmemiş olan tüm adaylar tercih edebilecektir. Bir programın minimum puanı belirtilmişse, bu programları, YGS/LYS-2010 ilk yerleştirmede (AÖF Kontenjansız programlar hariç) hiçbir bölüme yerleşmemiş olan ve ilgili puanı bu minimum puana eşit ya da daha yüksek olan adaylar tercih edebilecektir.
9- YGS/LYS-2010 Ek Yerleştirme Tercih Sonuçları Ne Zaman Açıklanacak?
YGS/LYS-2011 Ek Yerleştirme sonuçları, ÖSYM'nin ileride bildireceği bir tarihte açıklanacak.
10- YGS/LYS-2010 Ek Yerleştirme Kayıtları Ne Zaman Yapılacak?
YGS/LYS-2010 Ek Yerleştirme kayıt tarihleri ÖSYM tarafından bildirilecek tarihler arasında
yapılacaktır.
Ek Yerleştirmeler 6 - 11 Ekim 2010 tarihleri arasında yapılacaktır.
2- YGS/LYS-2010 Ek Yerleştirme İşlemleri Nasıl ve Nereden Yapılacak?
2010-ÖSYS merkezi ilk yerleştirmede tercih işlemi yapılabilen tüm Ortaöğretim Kurumu (Okulu) Müdürlükleri ve ÖSYM Sınav Merkezi Yöneticilikleri ÖSYS'de Başvuru Merkezi olarak görev yapacaklardır. İsteyen adaylar www.osym.gov.tr web adresinden bireysel başvuru yapabilecektir.
3- YGS/LYS-2010 Ek Yerleştirme Kontenjanlar Kılavuzu Ne Zaman ve Nerede Yayımlanacak?
4 - 11 Ekim tarihleri arasında www.osym.gov.tr web adresinde yayımlanacaktır.
4- YGS/LYS-2010 Ek Yerleştirme Kontenjanlar Kılavuzu Nereden Alınacak?
Kılavuzun dağıtımı ve satışı yapılmayacaktır. Adaylar www.osym.gov.tr web adresinden kılavuza ulaşabilecektir.
5- YGS/LYS-2010 Ek Yerleştirmeye Kimler Başvurabilecek?
YGS/LYS-2010 Ek Yerleştirmeye YGS/LYS-2010 ilk yerleştirmede (AÖF Kontenjansız programlar hariç) hiçbir bölüme yerleşmemiş olan adaylar başvurabilecektir.
6- YGS/LYS-2010 Ek Yerleştirmede En Fazla Kaç Tercih Yapılabilecek?
YGS/LYS-2010 Ek Yerleştirmede en fazla 12 tercih yapılabilecektir.
7- YGS/LYS-2010 Ek Yerleştirmede Tablolardaki Taban Puan Açıklamaları Nasıl Okunacak?
YGS/LYS-2010 Ek Yerleştirme kılavuzunda yerleştirmeden dolayı ve/veya kayıt yaptırılmadığı için boş kalan kontenjanlar ve yeni açılmış olan bölümler yer alacaktır. İlk yerleştirmede tam dolmayan bölümlerin minimum puan bölümü boş olacaktır. Yeni açılmış bölümlerin minimum puan bölümünde "---" işareti yer alacaktır.
8- YGS/LYS-2010 Ek Yerleştirme Tercihleri Neye Göre Yapılacak?
YGS/LYS-2010 Ek Yerleştirme kılavuzunda yerleştirmeden dolayı ve/veya kayıt yaptırılmadığı için boş kalan kontenjanlar ve yeni açılmış olan bölümleri, YGS/LYS-2010 ilk yerleştirmede (AÖF Kontenjansız programlar hariç) hiçbir bölüme yerleşmemiş olan tüm adaylar tercih edebilecektir. Bir programın minimum puanı belirtilmişse, bu programları, YGS/LYS-2010 ilk yerleştirmede (AÖF Kontenjansız programlar hariç) hiçbir bölüme yerleşmemiş olan ve ilgili puanı bu minimum puana eşit ya da daha yüksek olan adaylar tercih edebilecektir.
9- YGS/LYS-2010 Ek Yerleştirme Tercih Sonuçları Ne Zaman Açıklanacak?
YGS/LYS-2011 Ek Yerleştirme sonuçları, ÖSYM'nin ileride bildireceği bir tarihte açıklanacak.
10- YGS/LYS-2010 Ek Yerleştirme Kayıtları Ne Zaman Yapılacak?
YGS/LYS-2010 Ek Yerleştirme kayıt tarihleri ÖSYM tarafından bildirilecek tarihler arasında
yapılacaktır.
Tags:
Eğitim Haber
Dikkat! Başvurular yarın başlıyor
Üniversitelerdeki boş kontenjanlara yapılacak ek yerleştirme için başvurular yarın başlayacak.
Adaylar 11 Ekim tarihine kadar başvuru yapabilecek.
Üniversite için şansını yeniden denemek isteyenler, 2010-2011 eğitim-öğretim yılı için merkezi yerleştirmede boş kalan, yerleştirilen adayların kayıt yaptırmaması nedeniyle boşalan ve 2010-ÖSYS Yükseköğretim Programları ve Kontenjanları Kılavuzu yayımlandıktan sonra açılan kontenjanlara başvurabilecek.
Adaylar, 2010-ÖSYS ek yerleştirme tercihlerini, yarından itibaren 11 Ekime kadar başvuru merkezleri aracılığıyla veya internet üzerinden bireysel olarak kendileri yapacak. 2010-ÖSYS merkezi ilk yerleştirmede tercih işlemi yapılabilen tüm ortaöğretim kurumu müdürlükleri ve ÖSYM sınav merkezi yöneticilikleri ÖSYS'de başvuru merkezi olarak görev yapacak. Başvuru süresi kesinlikle uzatılmayacak.
Adaylar, 2010-ÖSYS Ek Yerleştirme Kılavuzu ile Tercih Formu'na, başvuru süresi içinde ÖSYM'nin ''http://www.osym.gov.tr'' internet adresinden ulaşabilecekler. Kılavuz dağıtımı ve satışı yapılmayacak.
Adaylar, tercihlerini başvuru merkezi aracılığıyla yaptıklarında ödeyecekleri 3 TL tutarındaki hizmet ücreti dışında başka bir ücret ödemeyecek. Posta ile ÖSYM'ye gönderilen tercih formları işleme alınmayacak.
2010-ÖSYS ek yerleştirme kurallarına ilişkin bilgiler, 2010-ÖSYS Yükseköğretim Programlarına Ek Yerleştirme Kılavuzu'nda yer alacak. Ek yerleştirme için başvuracak adayların bu kılavuzu dikkatle incelemeleri gerekiyor.
Ek yerleştirme işlemleri, 2010 Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Sistemi (ÖSYS) Kılavuzu, 2010-ÖSYS Yükseköğretim Programları ve Kontenjanları Kılavuzu ile 2010-ÖSYS Yükseköğretim Programlarına Ek Yerleştirme Kılavuzu'nda belirtilen esaslara göre yapılacak.
Tags:
Eğitim Haber
28 Kasım 2010 KPSS Önlisans Sınavı Giriş Belgesi
28 Kasım 2010'da yapılacak olan KPSS Önlisans Sınava Giriş Belgesini kaybeden yada sınav giriş belgesi adresine ulaşmayan adaylar neler yapmalı?
Sınava Giriş ve Kimlik Belgesi ellerine geçmeyen veya kaybeden adaylar belgelerini, Sınav Merkezi Yöneticiliklerinin yanı sıra ÖSYM bürolarından, Sınav Sonuç Belgesini yeniden edinmek isteyen adaylar ise bu belgeyi ÖSYM'den ücreti karşılığında edinebilecek.
ÖSYM Adres: ÖSYM 06538 Bilkent / ANKARA
Telefon: 90(312) 298 80 50 (Çok Hatlı Santral)
Telefon: 90(312) 298 80 50 (Çok Hatlı Santral)
DİKKAT : Adaylar, "yeniden belge çıkarılması, sınav sonuçlarının incelenmesi vb. " isteklerini, ilgili sınav kılavuzlarındaki genel amaçlı dilekçe örneğini kullanarak ÖSYM merkezine yazılı olarak yapacaklardır. Belgegeçer ve e-posta ile yapılacak başvurular dikkate alınmamaktır.
Tags:
Sınavlar
ÖSYM'ye Adaylar Tarafından Dilekçe Gönderilmesi
Dilekçe yazılmasını gerektiren konular için ÖSYM ile yapılacak her türlü yazışmada
Ek-1'de verilen “Genel Amaçlı Dilekçe Örneği”kullanılmalıdır. Dilekçenin işleme konabilmesi için adayın ne istediğini açıkça belirtmesi gerekir. Dilekçe örneği üzerindeki bütün bilgi alanlarının doldurulması zorunludur, bilgi alanları eksik olan dilekçeler işleme alınmayacaktır.
Ek-1: Genel Amaçlı Dilekçe Örneği Bu Haberi Paylaş
Aday, dilekçenin aslını ÖSYM’ye ulaştırmalıdır. Merkezimize faks ya da e-posta yoluyla ulaştırılan dilekçeler işleme alınmayacaktır.
Bilgi güvenliğini artırmak amacıyla dilekçede evrak referans numarası belirtilmesi uygulamasına geçilmiştir. Aday, evrak referans numarasınıÖSYM’ninhttp://ais.osym.gov.tr internet adresinden edinecektir (Ek-2).
Adayın http://ais.osym.gov.tr adresinde işlem yapabilmesi için herhangi bir sınava başvuru işlemi sırasında edindiği aday internet erişim şifresi’ni kullanması gerekir. Bu şifre, adayın sonraki yıllarda da ÖSYM’nin internet adresinden yapabileceği tüm işlemlerde (bireysel başvuru, tercih yapma, bilgilerini görme ve bazı bilgilerini değiştirme vb.) kullanılacaktır. Bu nedenleadayın bu şifreyi unutmaması, kimseye vermemesi ve özenle saklaması gerekir. Şifresini bilmeyen ya da yeniden edinmek isteyen adaylar T.C. Kimlik Numarası yazılı nüfus cüzdanıyla şahsen ÖSYM Başvuru Merkezlerine başvurmalıdır.
Dilekçe yazılmaması gereken konular:
Adaylar aşağıda belirtilen konulardaki değişiklik istekleri için dilekçe yazmayacak, gerekli değişikliği her sınav için ayrıca belirtilecek tarihlerde http://ais.osym.gov.tr internet adresinde kendileri gerçekleştirecektir. Bu tarihler dışında değişiklik isteği yapılamayacaktır.
· “Kimlik Bilgileri”nde değişiklik yapmak isteyen T.C. uyruklu adaylar bu isteklerini önce Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğünün Merkezi Nüfus İdaresi Sisteminde (MERNİS) yaptırmalıdır. Değişiklik işlemi MERNİS’te gerçekleştikten sonra, bu değişikliklerin adayın ÖSYM’deki kayıtlarına aktarılması işlemi, aday tarafından http://ais.osym.gov.tr internet adresinde yapılmalıdır.
· “Öğrenim Bilgileri” (resmi belge gerektirmeyen), “Sınava İlişkin Bilgileri” ya da “İletişim Bilgileri” alanlarında değişiklik yapmak isteyen bir aday bu değişikliği http://ais.osym.gov.tr internet adresinde kendisi gerçekleştirecektir.
DİKKAT: ÖSYS ve DGS için “Öğrenim Bilgileri” alanında yapılmak istenen tüm değişiklikler resmi belge gerektirdiğinden dilekçe yazılması gereklidir.
Dilekçe yazılmasını gerektiren konular:
Adaylar aşağıda belirtilen konular için dilekçe yazabilecektir:
· Başvuru sırasında oluşturulan Başvuru Kayıt Bilgilerinden “Öğrenim Bilgileri” alanındaki resmi belgeye dayalı olan bilgilerde (ÖSYS ve DGS için tümünde) değişiklik isteği
(ÖSYS için Öğrenim Bilgileri Değişikliği Dilekçe Örneği kullanılmalıdır)
· Yabancı uyruklu adaylar için kimlik bilgilerinde değişiklik isteği
· Bedensel engelli adaylar için sağlık kurulu raporu ile engel durumunu belirttiği, engelli olarak sınava girme isteği
· Sınav sonuçlarının incelenmesi isteği
· Yeniden Sınav Sonuç Belgesi çıkarma isteği
Tags:
Eğitim Haber
ÖSYM'den ÜDS'ye gireceklere uyarı
ÖSYM'nin ertelediği sınavlardan biri olan ÜDS'ye girecek adayların adres ve sınav merkezi değişikliğini 8 ekime kadar yapmaları gerekiyor.
Öğrenci Seçme ve Yeleştirme Merkezinin (ÖSYM) ertelediği sınavlardan biri olan Üniversitelerarası Kurul Yabancı Dil Sınavı'na (ÜDS), girecek adaylardan adres ve sınav merkezi değişikliği yapmak isteyenler, bu işlemlerini 8 Ekime kadar internetten gerçekleştirebilecek.
KPSS'deki iddialar nedeniyle ertelenen sınavlardan biri olan sonbahar dönemi ÜDS, 26 Aralık 2010'da yapılacak. Sınavına girecek adaylardan, adres ve sınav merkezi değişikliği yapmak isteyenler, bu değişikliği ÖSYM'nin http://ais.osym.gov.tr adresli internet sayfasında bulunan Aday İşlemleri Sistemi üzerinden şifrelerini girerek gerçekleştirebilecek. Değiştirme işlemleri 8 Ekim 2010 Cuma günü saat 23.59'a kadar yapılabilecek.
Adres ve/veya sınav merkezi değişikliği isteği ÖSYM'ye dilekçe ile bildirilmeyecek. Bu amaçla gönderilen dilekçeler işleme konulmayacak.
Tags:
Eğitim Haber
Milli Eğitim Bakanlığı 9. sınıfları da taşıyacak
Milli Eğitim Bakanlığı, 9. sınıflar için taşımalı ortaöğretim programını başlattı.
Özellikle kız çocuklarının öncelikli olacağı uygulamada, ortaöğretime erişimde sorunlar yaşayan 9. sınıf öğrencilerinin, ikamet ettikleri yerleşim birimlerinden alınarak ilgili okullara; ders bitiminde de okuldan alınarak yerleşim birimlerine götürülmesi ve öğrencilere öğle yemeğinin verilmesi planlanıyor. Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu, Taşımalı Ortaöğretim Uygulaması konulu bir genelge yayınladı.
Çubukçu, söz konusu genelgede, 2010-2011 öğretim yılında 9. sınıflar için taşımalı ortaöğretim uygulamasının başlayacağını duyurdu. Taşıma planlamasında öncelikle kız çocuklarının okula erişimi, ailenin sosyal durumu, taşımalı ilköğretim uygulaması kapsamında ilköğretim kurumlarından mezun olanlar ile taşımanın ekonomik olması gibi hususlar dikkate alınacak.
Taşınması ekonomik olmayan ve ulaşım şartları elverişsiz olan yerleşim birimindeki öğrencilerin pansiyonlu ortaöğretim kurumlarına yerleştirilmeleri sağlanacak ve bu pansiyonlardaki boş kapasiteler doldurulacak. Bu durumdaki öğrencilerden pansiyona yerleştirilemeyenler taşıma kapsamına alınacak.
5 KM’DEN AZ MESAFADE TAŞIMA YAPILMAYACAK
Genelgeye göre, il / ilçe belediye sınırları içinde taşıma yapılmayacak. Ancak belediye sınırları içerisinde herhangi bir ortaöğretim kurumu yoksa öğrenciler taşımalı ortaöğretim uygulamasına alınabilecek. 5 km’den daha az mesafede taşıma yapılmayacak. Taşıma merkezi okulların ders çıkış saati dikkate alınarak taşıma araçlarının geliş ve gidiş saatleri düzenlenecek.
Gerektiğinde öğrencilerin öğrenim gördüğü okul müdürlükleri tarafından okulların fiziki imkanları nispetinde öğrencilerin eve dönüş saatlerine kadar geçecek sürede zamanlarının en iyi şekilde değerlendirilmesi için kültürel ve sosyal etkinliklere yönelik çalışmalar yapılacak. Öğrencilerin taşıma ve yemek işlemleri yürürlükteki ihale mevzuatı çerçevesinde hizmet satın alma yoluyla gerçekleştirilecek ve giderleri Milli Eğitim Bakanlığı’nca karşılanacak.
Tags:
Eğitim Haber
Olimpiyat Denemeleri-Testleri
Tags:
Sorular
6. Sınıf Doğal Sayılar ve Tamsayılar Konu Soruları
6. Sınıf Doğal Sayılar ve Tamsayılar Konu Sorularını aşağıdaki linkten indirebilirsiniz.
6. sınıf doğal sayılar ve tamsayılar konu soruları için tıklayınız.
6. sınıf doğal sayılar ve tamsayılar konu soruları için tıklayınız.
Tags:
Sorular
10. Sınıf Coğrafya Kitabı Cevapları
10. Sınıf Coğrafya Kitabı Cevapları için tıklayınız.
10.sınıf coğrafya kitabı cevapları (tümü) için tıklayınız.
Tags:
Ders Notları
30. Özel Güvenlik Sınav Sonuçları Ne Zaman Açıklanacak
2010 yılının 5. Özel Güvenlik Sınavı, 30’nci sınavı 3 Ekim 2010 tarihinde yapılacak.
15 Ekim 2010: Sınav Sonuçlarının açıklanacağı tarihtir.
18 – 22 Ekim 2010: Sınav sonucuna itiraz etme süresidir.
18 Ekim – 28 Ekim 2010: Sınav sonuçlarına itirazların değerlendirileceği ve sonuçların açıklanacağı tarihtir.
Özel Güvenlik Sınav Sonuçları açıklandığında ulaşmak için tıklayınız.
Tags:
Sınavlar
YGS-LYS 10.Sınıf Matematik Çözümlü Olasılık Zirve Testi
YGS-LYS 10.Sınıf Matematik Çözümlü Olasılık Zirve Testi
YGS-LYS 10.Sınıf (LİSE2)Matematik Çözümlü Olasılık Zirve Testi
Tags:
Sorular
Atatürk'ün Basın ile ilgili Sözleri
Basın, milletin müşterek sesidir. Bir milleti aydınlatma
ve irşatta, bir millete muhtaç olduğu fikrî gıdayı vermekte,
hulâsa bir milletin hedefi saadet olan müşterek bir istikamette
yürümesini teminde, basın başlıbaşına bir kuvvet, bir mektep,
bir rehberdir.
(1922)
Basın hürriyetinden doğacak mahzurların izalesi bizzat basın
hürriyeti ile kaim olduğuna dair Büyük Meclisin yol gösterici
ve olgun sahasında tesbit edilen esaslar eğer Cumhuriyetin
ruhu olan faziletten mahrum cüret erbabına, basın içinde
eşkiyalık fırsatını verirse, eğer aldatıcı ve baştan çıkarıcıların
fikir sahasında meş'um tesirleri, tarlasında çalışan masum
vatandaşların kanlarını akıtmasına, yuvaların dağılmasına
sebep olursa ve eğer en nihayet eşkiyalığın en zararlısına
başvuran bu gibi baştan çıkarıcıların kanunların hususî
müsaadelerinden faydalanmak imkânını bulursa, Büyük Millet
Meclisinin terbiye edici ve kahredici elinin müdahale ve
tembih etmesi elbette zaruri olur.
Memlekette
Cumhuriyet devrinin kendi zihniyet ve ahlâkını taşıyan basını
yine ancak Cumhuriyetin kendisi yetiştirir. Bir taraftan
geçmiş devirler gazetelerinin ve müntesiplerinin ıslahı
imkânsız olanları milletin nazarında belirirken öte taraftan
Cumhuriyet basınının temiz ve feyizli sahası genişleyip
yükselmektedir. Büyük ve necip milletimizin yeni çalışma
ve medeniyet hayatını kolaylaştırıp teşvik edecek işte ancak
bu zihniyetteki basın olacaktır.
(1925)
Basın umumî hayatta, siyasî hayatta ve Cumhuriyetin gelişme
ve ilerlemelerinde haiz olduğu yüksek vazifeleri anmak isterim.
Basının
tam ve geniş hürriyeti iyi kullanması ne derece nazik bir
vaziyet olduğunu da beyana lüzum görmem. Her türlü kanunî
kayıtlardan ziyade bir kalem sahibinin ilme, ihtiyaca ve
kendi siyasî telâkkilerine olduğu kadar vatandaşların hukukuna
ve memleketin her türlü hususî telâkkilerin üstünde olan,
yüksek menfaatlerine de dikkat ve hürmet etmek manevî mecburiyeti,
asıl bu mecburiyettir ki, umumi düzeni temin edebilir. Ancak,
bu yolda yanılma ve kusur olsa bile bu kusuru düzeltecek
tesirli vasıta, asla mâzide sanıldığı gibi basını kayıtlar
altına alan rabıtalar değildir. Bilâkis basın hürriyetinden
doğacak mahzurların izale vasıtası da, yine bizzat basın
hürriyetidir.
(1924)
Atatürk'ün Basın ile ilgili Sözleri,Atatürk'ün Basın hakkında Sözleri,atatürk ve basın,ataürk ve gazeteler,atatürkün basına verdiği önem,atatürkün basın hakkında sözleri,atatürk ve medya,atatürkün medyaya verdiği önem,Atatürkün basına verdiği önem ve türk basınına katkıları ile ilgili bilgi, Atatürkün basına verdiği önem ve türk basınına katkıları hakkında bilgi,ATATÜRK'ÜN İLETİŞİME VE BASINA VERDİĞİ ÖNEM,
Atatürk'ün basın ile ilgili sözleri
Önem ve yüceliği cihan medeniyetinde açıkça kendisi gösteren
basına, hükümetimizin birinci derecede önem vermesi; bu
hususta sarf edeceği mesaiyi, millete ifa ile mükellef olduğu
hayırlı hizmetlerin baş tarafına koyması yüksek Meclisin
kesinlikle isteyeceği hususlardandır.
(1 Mart 1922)
Bir insan topluluğunun müşterek ve umumî hisleri ve fikirleri
vardır. İnsan topluluklarının kıymetleri, medeniyet dereceleri,
arzu ve temayülleri ancak bu umumî his ve fikirlerin ortaya
çıkma ve belirtilme derecesiyle anlaşılır. Bir insan topluluğunu
sevk ve idare eden insanlar için, insan topluluklarının
talihi üzerinde hüküm vermek mevkiinde bulunan dostlar veya
düşmanlar için milyar, bu insan topluluğunun efkâr-ı umumîyesinden
anlaşılan kabiliyet ve kıymettir. Binaenaleyh milletler,
ekâr-ı umumîyesini cihana tanıtmak mecburiyetindedir. Bütün
cihan efkâr-ı umumîyesini cihana tanıtmak mecburiyetindedir.
Bütün cihan efkâr-ı umumîyesini tanımak ise hayatın gereklerinin
tanzimi için şüphesiz lâzımdır. Bu hususta ise mevcut vasıtaların
birincisi ve en mühimi basındır.
ve irşatta, bir millete muhtaç olduğu fikrî gıdayı vermekte,
hulâsa bir milletin hedefi saadet olan müşterek bir istikamette
yürümesini teminde, basın başlıbaşına bir kuvvet, bir mektep,
bir rehberdir.
(1922)
Basın hürriyetinden doğacak mahzurların izalesi bizzat basın
hürriyeti ile kaim olduğuna dair Büyük Meclisin yol gösterici
ve olgun sahasında tesbit edilen esaslar eğer Cumhuriyetin
ruhu olan faziletten mahrum cüret erbabına, basın içinde
eşkiyalık fırsatını verirse, eğer aldatıcı ve baştan çıkarıcıların
fikir sahasında meş'um tesirleri, tarlasında çalışan masum
vatandaşların kanlarını akıtmasına, yuvaların dağılmasına
sebep olursa ve eğer en nihayet eşkiyalığın en zararlısına
başvuran bu gibi baştan çıkarıcıların kanunların hususî
müsaadelerinden faydalanmak imkânını bulursa, Büyük Millet
Meclisinin terbiye edici ve kahredici elinin müdahale ve
tembih etmesi elbette zaruri olur.
Memlekette
Cumhuriyet devrinin kendi zihniyet ve ahlâkını taşıyan basını
yine ancak Cumhuriyetin kendisi yetiştirir. Bir taraftan
geçmiş devirler gazetelerinin ve müntesiplerinin ıslahı
imkânsız olanları milletin nazarında belirirken öte taraftan
Cumhuriyet basınının temiz ve feyizli sahası genişleyip
yükselmektedir. Büyük ve necip milletimizin yeni çalışma
ve medeniyet hayatını kolaylaştırıp teşvik edecek işte ancak
bu zihniyetteki basın olacaktır.
(1925)
Basın umumî hayatta, siyasî hayatta ve Cumhuriyetin gelişme
ve ilerlemelerinde haiz olduğu yüksek vazifeleri anmak isterim.
Basının
tam ve geniş hürriyeti iyi kullanması ne derece nazik bir
vaziyet olduğunu da beyana lüzum görmem. Her türlü kanunî
kayıtlardan ziyade bir kalem sahibinin ilme, ihtiyaca ve
kendi siyasî telâkkilerine olduğu kadar vatandaşların hukukuna
ve memleketin her türlü hususî telâkkilerin üstünde olan,
yüksek menfaatlerine de dikkat ve hürmet etmek manevî mecburiyeti,
asıl bu mecburiyettir ki, umumi düzeni temin edebilir. Ancak,
bu yolda yanılma ve kusur olsa bile bu kusuru düzeltecek
tesirli vasıta, asla mâzide sanıldığı gibi basını kayıtlar
altına alan rabıtalar değildir. Bilâkis basın hürriyetinden
doğacak mahzurların izale vasıtası da, yine bizzat basın
hürriyetidir.
(1924)
Atatürk'ün Basın ile ilgili Sözleri,Atatürk'ün Basın hakkında Sözleri,atatürk ve basın,ataürk ve gazeteler,atatürkün basına verdiği önem,atatürkün basın hakkında sözleri,atatürk ve medya,atatürkün medyaya verdiği önem,Atatürkün basına verdiği önem ve türk basınına katkıları ile ilgili bilgi, Atatürkün basına verdiği önem ve türk basınına katkıları hakkında bilgi,ATATÜRK'ÜN İLETİŞİME VE BASINA VERDİĞİ ÖNEM,
Atatürk'ün basın ile ilgili sözleri
Önem ve yüceliği cihan medeniyetinde açıkça kendisi gösteren
basına, hükümetimizin birinci derecede önem vermesi; bu
hususta sarf edeceği mesaiyi, millete ifa ile mükellef olduğu
hayırlı hizmetlerin baş tarafına koyması yüksek Meclisin
kesinlikle isteyeceği hususlardandır.
(1 Mart 1922)
Bir insan topluluğunun müşterek ve umumî hisleri ve fikirleri
vardır. İnsan topluluklarının kıymetleri, medeniyet dereceleri,
arzu ve temayülleri ancak bu umumî his ve fikirlerin ortaya
çıkma ve belirtilme derecesiyle anlaşılır. Bir insan topluluğunu
sevk ve idare eden insanlar için, insan topluluklarının
talihi üzerinde hüküm vermek mevkiinde bulunan dostlar veya
düşmanlar için milyar, bu insan topluluğunun efkâr-ı umumîyesinden
anlaşılan kabiliyet ve kıymettir. Binaenaleyh milletler,
ekâr-ı umumîyesini cihana tanıtmak mecburiyetindedir. Bütün
cihan efkâr-ı umumîyesini cihana tanıtmak mecburiyetindedir.
Bütün cihan efkâr-ı umumîyesini tanımak ise hayatın gereklerinin
tanzimi için şüphesiz lâzımdır. Bu hususta ise mevcut vasıtaların
birincisi ve en mühimi basındır.
Tags:
Ders Notları
T.C. Kimlik Numarasından adres bulma, TC Kimlik No
Kişinin kimlik bilgileri ve tc kimlik numarasını biliyorum adresini buylmaya çalışıyorum
T.C. Kimlik Numarası İle Adres Bulma, Adres Doğrulama
Bakınız: Yerleşim Yeri Adres Doğrulama
Bu sayfa aracılığı ile Adres Kayıt Sistemi içerisinde kayıtlı olup olmadığınızı veya adresinizin doğru olup olmadığını sorgulayabilirsiniz.
İşleme başlamak için T.C. Kimlik Numaranızı ve resimde gördüğünüz sayıyı ilgili alanlara girerek Sonraki düğmesine basınız.
tc kimlik numarasından adres bulma, tc kimlik numarasından kişi bulma, tc numarasından adres bulma, tc numarasından kişi bulma, tc numarasıyla adres bulma
Tags:
E-Devlet
ATATÜRKÜN YAZILI ESERLERİ NELERDİR
Mustafa Kemal Atatürk, yaşamının her döneminde kitapla bütünleşmiştir. Bu okuma sevgisinin kendisine sağladığı bilgi birikimini zaman zaman yazmaya dönüştüren Atatürk, yaşamının farklı dönemlerinde farklı konularda kitaplar yazmıştır. Yazdıkları gerek güncelliği, gerekse yol göstericiliği açısından bu gün dahi tartışmasız greçekleri içermektedir.
O’nun günümüzde hala geçerliliğini koruması ileri görüşlülüğünün ve akılcılığının göstergelerinden biridir. Mustafa Kemal, özellikle II. Meşrutiyet’in (23 Temmuz 1908) ilanından sonra tüm dikkat ve çalışmasını askerlik üzerine yoğunlaştırılmıştır. O,mesleki bilgileri artıracak yayınların yapılmasını gerkli görüyordu. Bu amaçla mesleğinin ilk yıllarından itibaren askerlikle ilgili birikimlerini aşağıda isimleri belirtilen kitaplarda toparlanmıştır :
a) Takımın Muharebe Talimi
b) Cumalı Ordugahı
c) Tabiye Tatbikat ve Seyahati
d) Bölüğün Muharebe Talimi
e) Zabit ve Kumandan ile Hasbihal (Subay ve Komutan ile Konuşmalar)
f) Tabiye Meselesinin Halli ve Emirlerin Sureti Tahririne Dair Nesayih
“NUTUK”
Yurdumuzun parçalanıp, işgal edildiği günlerden başlayarak, Türk tarihinde bir dönüm noktası olan İstiklal Savaşı’nı, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunu ve inkılapların yapılışını anlatan Nutuk, siyasi ve milli tarihimizin birinci elden, değerli bir kaynak eseridir.
Atatürk’ün kendi kaleminden çıkan bu eser, yine Atatürk tarafından, Cumhuriyet Halk Partisi’nin 15-20 Ekim 1927 tarihleri arasında Ankara’da toplanan İkinci Kurultayı’nda 36,5 saat süren ve altı günde okunan tarihi bir hitabeye dayandığı için Nutuk adını almıştır.
Nutuk, yalnız geçmiş devrin bir hikayesi olarak dünümüzü anlatmakla kalmayıp, yakın tarihimizden alınan ibret dolu tecrübelerle, milli varlığımızın bugününe de yarınına da ışık tutabilen bir değer taşımaktadır. Nutuk, milleti ülkenin geleceğini belirleyecek olan milli birlik ilkesi etrafında bilinçlendirip, kenetlendirerek, milli irade ve milli hakimiyet kavramlarının harekete dönüştürülmesi yoluyla, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin kuruluşundan Cumhuriyetin ilanına kadar uzanan başarılı bir tarihi akışın hikayesidir.
Nutuk ilk defa 1927 yılında, biri asıl metin, diğeri belgeler olmak üzere Arap harfleriyle iki cilt olarak yayınlanmıştır. Aynı yıl, tek cilt halinde lüks bir baskısı da yapılmıştır. Yazı inkılabından sonra, bu ilk metnin okunması güçleştiğinden, 1934 yılında, Milli Eğitim Bakanlığınca üç cilt olarak yeniden basılmıştır. Nutuk, Atatürk Kültür Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Atatürk Araştırma Merkezince yeniden basılmıştır.
“BÖLÜĞÜN MUHAREBE EĞİTİMİ”
“Bölük Muharebe Eğitimi” olarak yayınlanan eser, meskun yerlerde muharebe, savunma ve taarruz konularını kapsamaktadır. Meskun yerlerin sınırlayıcı durumlarının muharebeye etkisi, savunma mevziinin seçimi, savunma mevziinin hazırlanması, ateş sahalarının temizlenmesi, ateş taksimi, ateş tutmayan ölü bölgelerin kapatılması ve mevziin işgali gibi savunmanın esasını oluşturan konular işlenmiştir.
Ayrıca taarruzda birliğin aldığı tertip ve düzen, ilerleme, ateş üstünlüğü, ihtiyatların kullanılması gibi taarruz harekatında her zaman karşılaşılacak konular ele alınmıştır. Genç Kurmay Önyüzbaşı Mustafa Kemal (Atatürk) tarafından, Almanca aslından tercüme edilen ve bağlı olduğu ordunun eğitimine katkısı olan bu eserden yeni nesillerin de faydalanabilmeleri için bugünkü Türkçe’ye çevrilmiştir.
“CUMALI ORDUGAHI”
Cumalı Ordugahı; Makedonya bölgesinde, Köprülü – İştip yolu üzerinde bulunmaktadır. Bu ordugahta, 3. Süvari Tümen Komutanı Tuğgeneral Suphi Paşa’nın komutası altında kurulan bir süvari tugayına eğitim ve manevra yaptırılmıştır. Bu manevraya katılan Mustafa Kemal, “Cumalı Ordugahı” adlı eserini yazmış; süvari, bölük, alay, tugay eğitim ve manevralarını anlatmıştır.
Mustafa Kemal bir kurmay subay olarak teorik bilgilere önem vermekte, ancak askeri tatbikat ve manevralardan sadece katılanların yararlanmasını yeterli görmemektedir. Bu yüzden, 10 gün süren bu tatbikat sırasında tututuğu gözlem notlarını, hazırlanan meseleleri ve komutanların yaptıkları eleştirileri yazmış, bol kroki ile küçük bir broşür haline dönüştürmüştür.
12 Eylül 1909′da tamamladığı bu eseri, Selanik’te 1909 yılında matbaa harfleriyle basılmıştır. Eser; 39 sayfa metin ve 7 adet krokiden oluşmaktadır.
“TAKIMIN MUHAREBE EĞİTİMİ”
Bu kitap; Berlin Askeri Üniversitesi eski müdürlerinden General Litzmann’ın “Seferber Mevcudunda Takım, Bölük ve Taburun Muharebe Talimleri” adlı eserinin ilk bölümünü oluşturmakta olup, Selanik’te 3.Ordu Karargahı’nda görevli, Kurmay Kıdemli Yüzbaşı Mustafa Kemal tarafından Almanca’dan Osmanlıca diline çevrilmiş ve 1908 yılında Selanik Asır Matbaasında basılmıştır.
Kitabın özü; seferi tam mevcutlu bir takımın, değişik hava şartları ve çeşitli arazide, basit bir mesele içinde muharebe yöntemlerinin uygulaması, avcı hattı teşkiliyle bir avcı hattının ateş muharebesi üzerinde toplanmaktadır.
Mustafa Kemal Paşa, subayların arazide yetiştirilmesini amaçlayan tatbikatın, önemini vurgulayan bu eserini, 1911 yılında 5. Kolordu Harekat Şube Müdürü iken yazmıştır. Bu eserde, karşılıklı olarak kırmızı ve mavi muharebe birliklerinin Selanik-Kılkış arasında yaptıkları savunma ve taarruz uygulamalarının değerlendirilmesi yapılmıştır.
“TAKTİK VE TATBİKAT GEZİSİ”
Bu eserinde, bir muharebeyi sevk ve idarede belirli kuralların olamadığını vurgulaması yanında, komutan olan kişinin nitelikleri üzerinde de durmuştur. Bunlar ise; birliğini barışta ve savaşta eğitmek, yönetmek ve gözetmekteki üstün başarı, elindeki kuvvetin eksikliğini giderecek düşünce gücü ve astlarından her konuda üstünlüğü sağlamaktır. Bunun yanında, kişisel cesaret, başkalarının hareketini önceden seziş ve harekatını en uygun zamanda yapabilme yeteneği olmalıdır. Ortak amacın gerçekleştirilebilmesi için birliklerini başarılı bir şekilde yönetmeli, astları üzerinde etkili olmalı ve otoritesini kurabilmelidir.
Bu eserde ayrıca bir komutanın başarılı olabilmesi için bu kuralları sadece okumuş ve öğremiş olmanın yeterli olamadığı, bunların tatbikatının da önemi belirtilmiştir.
“GEOMETRİ”
Atatürk bu kitabı ölümünden birbuçuk yıl önce III. Türk Dil Kurultayından hemen sonra 1936-1937 yılı kış aylarında Dolmabahçe Sarayında kendi eliyle yazmıştır. Atatürk Arapça ve Farsça terimlerle dolu ders kitaplarının öğrenciler açısından öğrenimi geciktireceğini düşünmüştü.
“SUBAY VE KOMUTAN İLE KONUŞMALAR”
“Subay ve Komutan ile Konuşmalar” Atatürkün askerliğe ilişkin eserlerinin en önemlilerinden birisidir. Bu eser, Atatürk, 1914 yılında Kurmay Yarbay rütbesiyle Sofya askeri Ataşesi olarak bulunduğu sırada, Nuri conker’in “Zabit ve Kumandan (Subay ve Komutan)” adlı kitabına karşılık olarak yazılmıştır.
Genç subayın, içinde bulunduğu ordudaki aksaklıkları, hataları nasıl sezdiğini; bunlara karşı tepkisiz kalmayarak üst makamlara hatalar ve çözüm yollarını nasıl sunduğunu; ülkenin içinde bulunduğu askeri ve siyasal durumdan duyduğu acıları kitabın birinci bölümünde bulmaktayız.
Atatürk, bir subayın taşıması gereken özveri, ölümü göze alma, emri altındakileri sevk ve idare edebilme, taarruz ruhu, insiyatif özellikleri hakkında, Nuri Conker’in görüşlerine katılmış ve kendi düşüncelerini de çeşitli örneklerle destekleyerek açıklamıştır.
Bunların yanı sıra, Türk kadınının, aslında toplumu yaratmada çok etkili olabilecekken, suskunluğu seçtiğini bütün açıklığıyla ortaya koymaktan kendini alamamıştır. Türk ulusu hakkında ise “kuşkusuz bizim ulusumuzun karakteri de bütün karakterler gibi yükselmeye ve istenen şekle girmeye elverişlidir. Fakat kendi kendisine olmak koşuluyla…”dedikten sonra, dışardan ulusumuzun karakterine yapılmak istenen etkilerin amacına ulaşamayacağını vurgulamıştır.
Subaylarda ve erlerdeki inisiyatif özelliğine eserinde geniş bir bölüm ayıran Atatürk, kendi dönemindeki ile daha önceki dönemlerde Osmanlı ordusunu kıyaslamıştır. Özellikle Trablusgarp Savaşı’nda edindiği deneyimler ile kendiliğinden hareket ve iş görme özelliğinin, olması gereken sınırını göstermiştir.
Atatürk, eserin son bölümünde, Kuzey Afrika’da birlikte çarpıştığı korkusuz ve yiğit silah arkadaşlarını anmış ve onları “yüksek askerlik niteliklerine” sahip insanlar olarak tanımlamıştır. Bu davranışı O’nun diğer bütün üstünlüklerinin yanı sıra insancıl yönünede tanıklık eder.
O’nun günümüzde hala geçerliliğini koruması ileri görüşlülüğünün ve akılcılığının göstergelerinden biridir. Mustafa Kemal, özellikle II. Meşrutiyet’in (23 Temmuz 1908) ilanından sonra tüm dikkat ve çalışmasını askerlik üzerine yoğunlaştırılmıştır. O,mesleki bilgileri artıracak yayınların yapılmasını gerkli görüyordu. Bu amaçla mesleğinin ilk yıllarından itibaren askerlikle ilgili birikimlerini aşağıda isimleri belirtilen kitaplarda toparlanmıştır :
a) Takımın Muharebe Talimi
b) Cumalı Ordugahı
c) Tabiye Tatbikat ve Seyahati
d) Bölüğün Muharebe Talimi
e) Zabit ve Kumandan ile Hasbihal (Subay ve Komutan ile Konuşmalar)
f) Tabiye Meselesinin Halli ve Emirlerin Sureti Tahririne Dair Nesayih
“NUTUK”
Yurdumuzun parçalanıp, işgal edildiği günlerden başlayarak, Türk tarihinde bir dönüm noktası olan İstiklal Savaşı’nı, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunu ve inkılapların yapılışını anlatan Nutuk, siyasi ve milli tarihimizin birinci elden, değerli bir kaynak eseridir.
Atatürk’ün kendi kaleminden çıkan bu eser, yine Atatürk tarafından, Cumhuriyet Halk Partisi’nin 15-20 Ekim 1927 tarihleri arasında Ankara’da toplanan İkinci Kurultayı’nda 36,5 saat süren ve altı günde okunan tarihi bir hitabeye dayandığı için Nutuk adını almıştır.
Nutuk, yalnız geçmiş devrin bir hikayesi olarak dünümüzü anlatmakla kalmayıp, yakın tarihimizden alınan ibret dolu tecrübelerle, milli varlığımızın bugününe de yarınına da ışık tutabilen bir değer taşımaktadır. Nutuk, milleti ülkenin geleceğini belirleyecek olan milli birlik ilkesi etrafında bilinçlendirip, kenetlendirerek, milli irade ve milli hakimiyet kavramlarının harekete dönüştürülmesi yoluyla, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin kuruluşundan Cumhuriyetin ilanına kadar uzanan başarılı bir tarihi akışın hikayesidir.
Nutuk ilk defa 1927 yılında, biri asıl metin, diğeri belgeler olmak üzere Arap harfleriyle iki cilt olarak yayınlanmıştır. Aynı yıl, tek cilt halinde lüks bir baskısı da yapılmıştır. Yazı inkılabından sonra, bu ilk metnin okunması güçleştiğinden, 1934 yılında, Milli Eğitim Bakanlığınca üç cilt olarak yeniden basılmıştır. Nutuk, Atatürk Kültür Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Atatürk Araştırma Merkezince yeniden basılmıştır.
“BÖLÜĞÜN MUHAREBE EĞİTİMİ”
“Bölük Muharebe Eğitimi” olarak yayınlanan eser, meskun yerlerde muharebe, savunma ve taarruz konularını kapsamaktadır. Meskun yerlerin sınırlayıcı durumlarının muharebeye etkisi, savunma mevziinin seçimi, savunma mevziinin hazırlanması, ateş sahalarının temizlenmesi, ateş taksimi, ateş tutmayan ölü bölgelerin kapatılması ve mevziin işgali gibi savunmanın esasını oluşturan konular işlenmiştir.
Ayrıca taarruzda birliğin aldığı tertip ve düzen, ilerleme, ateş üstünlüğü, ihtiyatların kullanılması gibi taarruz harekatında her zaman karşılaşılacak konular ele alınmıştır. Genç Kurmay Önyüzbaşı Mustafa Kemal (Atatürk) tarafından, Almanca aslından tercüme edilen ve bağlı olduğu ordunun eğitimine katkısı olan bu eserden yeni nesillerin de faydalanabilmeleri için bugünkü Türkçe’ye çevrilmiştir.
“CUMALI ORDUGAHI”
Cumalı Ordugahı; Makedonya bölgesinde, Köprülü – İştip yolu üzerinde bulunmaktadır. Bu ordugahta, 3. Süvari Tümen Komutanı Tuğgeneral Suphi Paşa’nın komutası altında kurulan bir süvari tugayına eğitim ve manevra yaptırılmıştır. Bu manevraya katılan Mustafa Kemal, “Cumalı Ordugahı” adlı eserini yazmış; süvari, bölük, alay, tugay eğitim ve manevralarını anlatmıştır.
Mustafa Kemal bir kurmay subay olarak teorik bilgilere önem vermekte, ancak askeri tatbikat ve manevralardan sadece katılanların yararlanmasını yeterli görmemektedir. Bu yüzden, 10 gün süren bu tatbikat sırasında tututuğu gözlem notlarını, hazırlanan meseleleri ve komutanların yaptıkları eleştirileri yazmış, bol kroki ile küçük bir broşür haline dönüştürmüştür.
12 Eylül 1909′da tamamladığı bu eseri, Selanik’te 1909 yılında matbaa harfleriyle basılmıştır. Eser; 39 sayfa metin ve 7 adet krokiden oluşmaktadır.
“TAKIMIN MUHAREBE EĞİTİMİ”
Bu kitap; Berlin Askeri Üniversitesi eski müdürlerinden General Litzmann’ın “Seferber Mevcudunda Takım, Bölük ve Taburun Muharebe Talimleri” adlı eserinin ilk bölümünü oluşturmakta olup, Selanik’te 3.Ordu Karargahı’nda görevli, Kurmay Kıdemli Yüzbaşı Mustafa Kemal tarafından Almanca’dan Osmanlıca diline çevrilmiş ve 1908 yılında Selanik Asır Matbaasında basılmıştır.
Kitabın özü; seferi tam mevcutlu bir takımın, değişik hava şartları ve çeşitli arazide, basit bir mesele içinde muharebe yöntemlerinin uygulaması, avcı hattı teşkiliyle bir avcı hattının ateş muharebesi üzerinde toplanmaktadır.
Mustafa Kemal Paşa, subayların arazide yetiştirilmesini amaçlayan tatbikatın, önemini vurgulayan bu eserini, 1911 yılında 5. Kolordu Harekat Şube Müdürü iken yazmıştır. Bu eserde, karşılıklı olarak kırmızı ve mavi muharebe birliklerinin Selanik-Kılkış arasında yaptıkları savunma ve taarruz uygulamalarının değerlendirilmesi yapılmıştır.
“TAKTİK VE TATBİKAT GEZİSİ”
Bu eserinde, bir muharebeyi sevk ve idarede belirli kuralların olamadığını vurgulaması yanında, komutan olan kişinin nitelikleri üzerinde de durmuştur. Bunlar ise; birliğini barışta ve savaşta eğitmek, yönetmek ve gözetmekteki üstün başarı, elindeki kuvvetin eksikliğini giderecek düşünce gücü ve astlarından her konuda üstünlüğü sağlamaktır. Bunun yanında, kişisel cesaret, başkalarının hareketini önceden seziş ve harekatını en uygun zamanda yapabilme yeteneği olmalıdır. Ortak amacın gerçekleştirilebilmesi için birliklerini başarılı bir şekilde yönetmeli, astları üzerinde etkili olmalı ve otoritesini kurabilmelidir.
Bu eserde ayrıca bir komutanın başarılı olabilmesi için bu kuralları sadece okumuş ve öğremiş olmanın yeterli olamadığı, bunların tatbikatının da önemi belirtilmiştir.
“GEOMETRİ”
Atatürk bu kitabı ölümünden birbuçuk yıl önce III. Türk Dil Kurultayından hemen sonra 1936-1937 yılı kış aylarında Dolmabahçe Sarayında kendi eliyle yazmıştır. Atatürk Arapça ve Farsça terimlerle dolu ders kitaplarının öğrenciler açısından öğrenimi geciktireceğini düşünmüştü.
“SUBAY VE KOMUTAN İLE KONUŞMALAR”
“Subay ve Komutan ile Konuşmalar” Atatürkün askerliğe ilişkin eserlerinin en önemlilerinden birisidir. Bu eser, Atatürk, 1914 yılında Kurmay Yarbay rütbesiyle Sofya askeri Ataşesi olarak bulunduğu sırada, Nuri conker’in “Zabit ve Kumandan (Subay ve Komutan)” adlı kitabına karşılık olarak yazılmıştır.
Genç subayın, içinde bulunduğu ordudaki aksaklıkları, hataları nasıl sezdiğini; bunlara karşı tepkisiz kalmayarak üst makamlara hatalar ve çözüm yollarını nasıl sunduğunu; ülkenin içinde bulunduğu askeri ve siyasal durumdan duyduğu acıları kitabın birinci bölümünde bulmaktayız.
Atatürk, bir subayın taşıması gereken özveri, ölümü göze alma, emri altındakileri sevk ve idare edebilme, taarruz ruhu, insiyatif özellikleri hakkında, Nuri Conker’in görüşlerine katılmış ve kendi düşüncelerini de çeşitli örneklerle destekleyerek açıklamıştır.
Bunların yanı sıra, Türk kadınının, aslında toplumu yaratmada çok etkili olabilecekken, suskunluğu seçtiğini bütün açıklığıyla ortaya koymaktan kendini alamamıştır. Türk ulusu hakkında ise “kuşkusuz bizim ulusumuzun karakteri de bütün karakterler gibi yükselmeye ve istenen şekle girmeye elverişlidir. Fakat kendi kendisine olmak koşuluyla…”dedikten sonra, dışardan ulusumuzun karakterine yapılmak istenen etkilerin amacına ulaşamayacağını vurgulamıştır.
Subaylarda ve erlerdeki inisiyatif özelliğine eserinde geniş bir bölüm ayıran Atatürk, kendi dönemindeki ile daha önceki dönemlerde Osmanlı ordusunu kıyaslamıştır. Özellikle Trablusgarp Savaşı’nda edindiği deneyimler ile kendiliğinden hareket ve iş görme özelliğinin, olması gereken sınırını göstermiştir.
Atatürk, eserin son bölümünde, Kuzey Afrika’da birlikte çarpıştığı korkusuz ve yiğit silah arkadaşlarını anmış ve onları “yüksek askerlik niteliklerine” sahip insanlar olarak tanımlamıştır. Bu davranışı O’nun diğer bütün üstünlüklerinin yanı sıra insancıl yönünede tanıklık eder.
Tags:
Ders Notları




