Besin Zinciri ve Besin Ağı Nedir
Ekosistem, kendisine dâhil olan kommünitede enerjinin bir organiz madan diğerine akışının söz konusu olduğu bir sistemdir. Bu sistemdeki üreticiler olan yeşil bitkisel organizmalar, fotosentez denen süreç sonun da kompleks organik moleküller (besin maddeleri) sentezleyerek güneş enerjisini kimyasal enerjiye dönüştürürler. Böylece güneş ışık enerjisinin bir kısmı bitkilerde depolanmış olur. Herbivor olan birincil tüketiciler, bitkilerle beslendiklerinde besin enerjisi kendi bünyelerine katılmış olur. Küçük vücutlu olan birincil tüketicilerdeki bu besin enerjisi, beslenme yoluyla karnivor olan ve küçük tüketicilerle beslenen daha büyük vücut lu tüketicilere transfer edilir. Besin enerjisinin bitkisel organizmalardan birincil tüketicilere, birincil tüketicilerden (herbivorlar) ikincil tüketicile re (karnivorlar), ikincil tüketicilerden üçüncül tüketicilere vb. şekilde or ganizmalardan oluşan bir zincir boyunca transferine besin zinciri denir.
Besin zincirinde her halkayı oluşturan besin topluluğuna beslenme düzeyi ya da beslenme basamağı adı verilir. Beslenme ilişkilerinde, baş langıç düzeyini genel olarak üreticiler oluşturmakta ve bir organizmanın dâhil olduğu beslenme düzeyi, beslenme açısından bitkilere uzaklığını ifade etmektedir. Besin zincirlerinde bitkiler temel basamak olup, daha sonra ard arda birincil tüketiciler, ikincil tüketiciler, üçüncül tüketiciler, dördüncül tüketiciler ve bu şekilde devam eden, sayısı besin zincirinin uzunluğuna göre değişen beslenme basamakları yer almaktadırlar.
Canlıların Besin Zinciri Tipleri, Besin Zinciri Şeması
Yeşil bitkisel organizma tabanından başlayarak önce herbivorlarla (otçullar) sonra da karnivorlarla devam eden ve genel olarak küçük organizmadan büyüğe doğru giden besin zinciri tipi predatör zincirdir. Predatör zincir tipine farklı özellikteki kommünitelerden farklı uzunlukta sayısız örnekler verilebilir. Örneğin bir orman kommünitesi için;
Bitki tohumları (başlangıç)–> otçul böcekler (birincil tüketiciler) –> karnivor böcekler (ikincil tüketiciler) –> böcekçil kuşlar(üçüncül tüketiciler) –> şahinler (dördüncül tüketiciler)
Bir göl ekosistemi için;
Fitoplanktonlar (bitkisel taban) –> zooplanktonlar (birincil tüketiciler) –> küçük balıklar (ikincil tüketiciler) –> büyük balıklar(üçüncül tüketiciler) –> Kuşlar(dördüncül tüketiciler)
Predatör besin zincirine ilaveten, başlangıç basamağı birbirinden fark lı olan iki tip besin zinciri daha bulunmaktadır. Bunlardan ilki, saprofit besin zinciridir. Bu tip besin zincirinde taban, predatör zincirden farklı olarak, ölü organik maddelerden başlar ve onlarla beslenen saprofit (çü rükçül) canlılarla devam eder. Yani, bu tip besin zincirleri direk değil, dolaylı olarak güneş enerjisine bağlıdırlar. Göl, akarsu ve derin deniz ekosistemlerinde, dip çamurundaki ölü organik maddeden başlayan sa yısız saprofit besin zinciri bulunmaktadır. Tabanı oluşturan ölü organik maddelerin büyük bir çoğunluğu bitkisel, az bir kısmı da hayvansal kö kenlidir. Hatta bu ekosistemlerin çoğunda, primer bitkisel üretimin yak laşık %90′ı ölü organik madde olarak dip çamuruna karışır ve bu tip be sin zincirlerinin taban basamağını oluşturur. Dolayısıyla doğal sucul kaynaklarımızın üretiminde bu tip besin zincirlerinin katkısı çok büyük tür.
Örnek;
Organik artık (ölü taban) –> ayrıştırıcı bakteriler (birincil tüketiciler) –> hayvansal tek hücreliler (ikincil tüketiciler)–> böceklerler (üçüncül tüketiciler) –> balıklar (dördüncül tüketiciler)
Kommünitelerde üçüncü tip besin zinciri, canlılar arasındaki parazit lik ilişkilerinden oluşan parazit zincirdir. Bu tip besin zincirinde, parazit ve saprofit zincirlerin aksine, birbirini izleyen beslenme basamaklarım oluşturan canlıların vücut büyüklüklerinde git gide azalma görülür. Kü çük organizmalar, kendinden daha büyük organizmaları predatörler gibi tamamen öldürmeksizin besin olarak kullanırlar. Genel olarak parazit zincirin ekosistemlerdeki etkinliği diğer iki tipe göre daha zayıftır. Örnek olarak, memeli hayvanlar, bunlar üzerinde parazit yaşayarak beslenen pireler ve pireler üzerinden geçinen bazı tek hücreli canlılar arasındaki beslenme ilişkisinden oluşan beslenme zinciri verilebilir.
Memeli hayvanlar –>Pireler –> Leptomonas (tek hücreli canlı)
Besin zinciri, besin veya enerji taşınımını basit şekilde ifade etmek açısından yararlıdır. Ancak kommünitelerdeki beslenme ilişkileri çok da ha kompleks olup, bir halkadan diğerine giden düzenli besin zincirleriy le ifade edilemezler. Çünkü hem genel olarak omnivor beslenme, hem de omnivor ve karnivorların çok çeşitli hayvanlarla beslenebilmeleri, ekosistemdeki çok sayıdaki besin zincirinin birçok noktada kesişmesine neden olmaktadır. Örneğin, şahinler ve kartallar çeşitli kuş türlerini, yılanları ve tavşan, fare gibi küçük memelileri besin olarak kullanabilirler. Böyle ce besin zincirlerinin yer yer kesişmesiyle meydana gelen kompleks bes lenme ilişkilerine besin ağı denmektedir
Besinler Hakkında Bilgiler, Besin Zinciri, Besin Kaynakları
Tüm canlı organizmaların, yaşamlarını devam ettirebilmek, büyümek, gelişmek ve üremek için enerjiye mutlak gereksinimleri vardır. Bunları aldıkları besin öğeleri ile sağlamaktadırlar.
Besin öğelerini yeterince alabilmek için çok çeşitli besin kaynaklarından yararlanmamız gerekmektedir. Bu nedenle yeterli ve dengeli olmak koşuluyla, ne kadar çok çeşitli gıda alınacak olursa vücudumuz için o kadar yarar sağlanacaktır. Beslenmek için aldığımız yiyecekler içerdikleri karbonhidrat, protein, yağ (lipid), vitamin, mineral ve kapsadıkları su oranları bakımından farklıdırlar. Tüm bu faktörler yanında içerik bakımından aynı olsa bile, görünüşleri, lezzetleri ayrıcalık göstermektedir. Örneğin; elmanın, golden, amasya gibi birçok değişik tipleri vardır. Bu farklılıklar, kişilerin beğenisi ve tüketimi açısından önemlidir. Bir bebeğe bile lezzet olarak hoşlanmadığı fakat besin değeri olarak çok yüksek bir gıdayı verebilmek mümkün değildir.
Yenidoğan bir bebeğe en yararlı besin, tartışmasız, kendi annesinin sütüdür. Başka bir annenin sütü bile yeterince tüm beklenen yararları sağlamayabilir. Bu durum bir ömür boyu geçerli değildir. Bebeklik bittikten sonra diğer gıdaları alması gerekir. Eğer alamaz ise, çeşitli sorunların gelişmesi beklenmelidir. Bir fare yavrusu veya bir inek yavrusu (buzağı) için en yararlı gıda yine kendi annesinin sütüdür. İnsan yavrusuna verilecek tüm diğer sütler birçok bakımdan yetersiz kalacaktır. Yetersizliğin nitelik ve nicelik olarak iki boyutlu olarak değerlendirilmesi gerekir. Nitekim, inek sütü bol olarak bulunduğu için, bebeklere kullanılabilmesi amacıyla, anne sütüne uyarlamak (adapte etmek) amacıyla yoğun çalışmalar yapılmaktadır. Anne sütünün kendisini vermek, anne sütünün devamını sağlamak varken, anne sütüne uyarlanmaya çalışılan fakat anne sütünün yerini tutamayan ve tutamayacak olan, pahalı mamaları bebeklere vermenin anlamı yoktur.
Piyasada bebek maması olarak satılan ürünlerin temel olarak aralarında farklılıklar vardır. Bazı mamalar anne sütüne uyarlanmış ve 0-4 ay arası verilmesi gerekirken, bazıları da 6 aydan büyük çocuklar için hazırlanmıştır ve daha küçük bebeklere verilmesi sakıncalıdır. Bunlardan ayrı olarak ishal durumlarında veya bazı hastalıklarda (fenilketonüri gibi) verilmesi gereken mamalar vardır. Tüm bunlardan ayrı olarak süt tozu olan mamalar da satılmaktadır. Bu açıklamalardan dolayı bebeklere mama ancak doktor veya diyetisyen gibi beslenme konusunda uzman olan kişilerce önerilmelidir.
Besinlerin öncelikle yenilebilecek nitelikte tad ve lezzette olmaları gerekir. Sağlıksız veya nasıl olduğu konusunda şüphelerimiz olan besinler yenilmemelidir. Besinler mutlaka tüketilmeden önce koku, görünüş, ve yerken de tat kontrolünden geçirilmelidir. Günlük yaşantımızda bakkal, market ve benzeri alışveriş merkezlerinde yiyecek paketlerini inceleyen, fiyat kontrolü yapan, TSE damgası arayan tüketicilerin gün geçtikçe arttığını izlemekteyiz. Bilinçli ve dengeli beslenme, bilinçli tüketicinin varlığı ile başlamaktadır. İlgili kurum, kuruluş ve kitle iletişim araçlarının tümü ile bu konudaki bilgilendirmeye önem verilmelidir.
Besinlerin yenilebilecek nitelikte olmaları ilk kuraldır. Daha sonra, besinlerden en fazla yararlanacağımız şekilde hazırlanması, pişirilmesi gerekir. Son aşamada alınan besinin sindirilip, metabolizmada yararlı olarak kullanılması şarttır. Tüm bu üç yaklaşım tamamlandığında besinlerden vücudumuz yararlanabilecektir. Biri eksik veya hatalı olduğunda beslenme sorunları gelişebilecektir.
Besin öğeleri olan protein, lipid, karbonhidrat, vitamin, su ve mineralleri çeşitli yiyeceklerle al maktayız. Yiyecekleri besin grupları olarak ele almakta ve buna göre sınıflandırdığımızda; Besin Grupları ve Besin Öğeleri:
Etler
Kurubaklagiller
Yumurta
Süt ve süt türevleri (süt ürünleri)
Tahıllar
Sebze ve meyveler
Yağlar
Tatlılar
İçecekler
Posalı yiyecekler (insanlar için posa besin olmamasına karşın sindirim sistemimiz için gereklidir)
Zamanımızda besinlere çeşitli nedenle konulan katkı maddelerinin tamamen doğal ve zararsız olmasına çalışılmaktadır. Daha önceki yıllarda rahatça kullanılan bazı katkı maddeleri günümüzde yasaklanmaktadır. Katkı maddelerinden genellikle belirli bir besin değeri olmadığı için söz edilmeyecektir.
Home > Dökümanlar > Besin Zinciri ve Besin Ağı Nedir?-Canlıların Besin Zinciri Tipleri, Besin Zinciri Şeması-Besinler Hakkında Bilgiler, Besin Zinciri, Besin Kaynakları
Besin Zinciri ve Besin Ağı Nedir?-Canlıların Besin Zinciri Tipleri, Besin Zinciri Şeması-Besinler Hakkında Bilgiler, Besin Zinciri, Besin Kaynakları
Gönderen ChaCha on 00:16 // 0 Yorum
0 yorum to "Besin Zinciri ve Besin Ağı Nedir?-Canlıların Besin Zinciri Tipleri, Besin Zinciri Şeması-Besinler Hakkında Bilgiler, Besin Zinciri, Besin Kaynakları"